Pahalı, yavaş ve yasaklı internetin “anavatanı”ndan merhaba!
Geçenlerde Radikal’de ve pek çok başka gazetede şöyle bir haber yer alıyordu: “Türkiye internet ücretinde Avrupa’nın en ucuz üçüncü ülkesi” ve haberde aynen şu ifadeler vardı:
“Avrupa’daki sabit ücret dahil en ucuz DSL (Dijital abone hattı) tarifelerine bakıldığında, İspanya aylık 40 avro ile Avrupa’nın en pahalı internetini kullandırıyor. Türkiye ise aylık 14 avro ile Romanya ve Fransa’nın ardından en ucuz üçüncü ülke konumunda bulunuyor.” [haber]
Haber yanlış değil eksik. Yavaş, limitli, aksak ve yasaklı bir internet bağlantısının; hızlı, limitsiz, tutarlı ve güvenli bir internet bağlantısından ucuz olmasından doğal bir şey pek tabii ki olamaz. Doğru karşılaştırma için aynı kalitede ve hızda internet bağlantısı fiyatlarını karşılaştırmak gerekir.
Siz 1mbps’lik internet bağlantısına 45 Lira, yani yaklaşık 22 Euro verirken, Finlandiya’daki bir vatandaş sizinkinin iki katı hızdaki, 2mbps’lık bir bağlantı için 24 Euro ödüyor (inanmayan baksın!). Bir Fin kardeşimiz hemen hemen aynı parayı ödeyerek iki katı hizmet alabiliyor. Bir de hızlı internet fiyatlarını karşılaştıralım: Türkiye’de 8mbps limitsiz internet 99 Lira, yani yaklaşık 46 Euro. Finlandiya’da ise 10mbps limitsiz internet 45 Euro (inanmayan baksın!) Finlandiya’dayken hem Welho’nun kablo hem de DNA’nın 3g internet bağlantılarını kullanmış biri olarak sizlere şunları da söyleyebilirim. Aynı fiyata sadece daha hızlı internet satın almıyorsunuz, daha iyi hizmet alıyorsunuz. Bir defa size söz verilen hızı gerçekten görebiliyorsunuz. Bağlantı hızınız 8mbps ise hep 8mbps oluyor. Bizdeki gibi 8mbps’ye çıkma ihtimaline para vermiyorsunuz yani. Bunlara ek olarak bağlantınız ikide bir kopmuyor ve isterseniz youtube’a isterseniz Richard Dawkins’in web sitesine girebiliyorsunuz.
Finlandiya, Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biri ama internet söz konusu olduğunda Türkiye daha pahalı. Türkiye’de internet’in ucuz mu pahalı mı olduğunu öğrenmek istiyorsanız, doğru bir karşılaştırma yapabilmek için 1mbps başına aylık fiyatı karşılaştırabilirsiniz. Ama durun yorulmanıza gerek yok. Burada yapılmışı var. Aşağıdaki tablo internet hızlarını ve fiyatlarını karşılaştırıyor [kaynak].

Bu karşılaştırmaya göre ülkemiz hem hız hem de fiyatlar konusunda pek çok dünya ülkesinin gerisinde yer alıyor. Hız konusunda Japon’ya, Kore, Finlandiya, İsveç başı çekiyor. Türkiye ve kardeş ülkemiz Meksika (bu kardeş ülke meselesine başka yazıda değineceğim) sonlarda çırpınıyor. Fiyat konusunda ise ülkemiz grafikteki en kırmızı ülkeler arasında yer alıyor. En kırmızı, yani en pahalı!
Pahalı, yavaş ve yasaklı internetin anavatanlarından birinde yaşıyoruz diye son zamanlardaki önemli gelişmeleri göz ardı edecek değiliz elbet. Birincisi, her geçen gün daha fazla kişi internete bağlanıyor ve yavaş yavaş düşük gelir grupları da internete erişmeye başlıyor. Bu iyi bir şey. Gerçi çoğu zaman internet kullanımı facebook ve msn ile sınırlı kalıyor ama olsun. Bu da yakın gelecekte değişecektir. İkincisi, internet hizmeti verenler arasında tatlı olmasa da bir rekabet başlamış durumda. Örneğin, artık ADSL ve kablo’ya bağımlı değiliz. Hem 3G ile hem de bazı yerlerde fiberoptik kablolarla internete bağlanabiliyoruz. 3G internet, interneti müzik, resim, film vb indirmek için kullanmayanlar önemli bir alternatif. Yaklaşık olarak ADSL ile aynı fiyata her yerden internete bağlanmak artık mümkün. Fiber-internet ise yavaş yavaş piyasaya giriyor. Fiber-internet’in önüne bugüne kadar pek çok engel çıktıysa da internet sağlayıcılar sitelerle anlaşarak yer altından evlere kadar uzanan fiberoptik kablolar döşemeye başladılar. Fiber-internet çok yüksek hızlarda (mesela şu andaki bağlantınızın 50 ila 100 katı hızlarda) internete bağlanmayı mümkün kılıyor. Fiyatları da oldukça uygun. Yakında bugün 1mbps’lik internete vereceğiniz 45 lira ile 10mbps internete kavuşabileceksiniz. (Tabii fiber-internetin yaygınlaşması zaman alacak.)
Özetle, durum iyiye gidiyor. Özellikle 3G alternatifi bence rekabeti arttırdı. Fiber-internet yaygınlaşınca sanırım kimse kötü bir internet bağlantısını bu kadar pahalıya satmaya cesaret edemeyecek. Biz ilerliyoruz, peki diğer ülkeler duruyor mu? Hayır! Örnek mi? Buyrun. Finlandiya geçen senenin sonunda 1mbps’lik internet bağlantısını her vatandaşı için yasal hak haline getirdi. Yani biz daha temel hak ve özgürlüklerin sağlanması konusunda ilerlemeye çalışırken (debelenirken), onlar internet bağlantısını vatandaşlarının haklarından biri olarak kayıtlara geçirdiler (ilgili haber).
Bu yazıyı bir yabancıya övgü yazısı olarak algılayanlar, bana “git Finlandiya’da yaşa o zaman” demek isteyenler olabilir. Ama bu yanlış olur. Bir defa Finlandiya her türlü avantajına rağmen o kadar da yaşanacak bir yer değil (özellikle soğuk ve karanlık olduğu dönemlerde). Ben istiyorum ki çok sevdiğimiz yalnız ve güzel ülkemizde herkes internete bağlanabilsin, herkes malümata rahatlıkla ulaşabilsin. Rakı, balık, şiş kebaba ek olarak hızlı ve ucuz internet de olsa fena mı olur yani? Tabii bunun için eğitim ve teknoloji politikalarımızı gözden geçirmemiz ve demokrasi konusunda da kırk fırın ekmek yememiz gerekiyor. Biliyorum.