POLİSİN ÜNİVERSİTEDE NE İŞİ VAR ?>

POLİSİN ÜNİVERSİTEDE NE İŞİ VAR

Foto ABD'den. Bilgi notu: ABD'de, yakın mesafeden biber gazı sıkan polisler cezalandırılıyor.
Foto ABD’den. Bilgi notu: ABD’de, yakın mesafeden biber gazı sıkan polisler cezalandırılıyor.

Haberleri hayretle okuyorum. Üniversitelerde polis görev yapacakmış. Bu yönde bir çalışma varmış falan filan. Aklımdan çıkmayan soru şu: “Polisin üniversitede ne işi var?”

Şimdi bir kez daha sayısız ünlemle soruyorum, üniversitelerde daimi polis bulundurmak ne demek? Bu ne saçma, ne aşağılayıcı bir öneridir! Bu öneriyi yapanlar, bilerek veya bilmeyerek, Türkiye’nin geleceği olan gençlere güvenmediklerini itiraf ediyorlar. Bir ülkenin geleceğini yok etmek için atılması gereken ilk adım “gençler size güvenmiyoruz, hadi sesinizi kesin ve dediğimizi yapın, dediğimizi yapmazsınız belki diye de işte bakın bu özel eğitimli polis memurlarını başınıza dikiyoruz, kafanızı kaldırdığınızı görmeyelim, ayağınızı denk alın” demektir herhalde. Bunu kim akıl ettiyse, gerçekten bravo.

İçimde kalmasın şunu da not edeyim: Yetkililerin önüne geçmek için çabaladıkları olaylar ne zaman çıkıyor? Hepimiz şunu biliyoruz: Asıl ciddi olaylar, polis olay çıkmasın diye önlem aldığında çıkıyor. Son 1 Mayıs’ta bunu güzelce gördük. Son ODTÜ olaylarında da gördük. Daha önce sayısız kere gördük. Neden böyle oluyor? Çünkü üniversiteli gençlerin söyleyecek sözü var, bu sözü söylemek için gereğinden fazla enerjileri var. Konuşmak, dertlerini anlatmak istiyorlar, dinlemiyorsun; dinlememeyi bırak konuşmalarını engelliyorsun. O zaman ne yapıyorlar? Haklı olarak seni protesto ediyorlar. Protesto etmelerine izin vermiyorsun, o zaman da haklı olarak bunu da protesto ediyorlar. Bundan sonrası kısır döngüye giriyor… Halbuki en başta ne diyorlar bir dinlesen, sözlerini, gözlemlerini, eleştirilerini dikkate alsan “olay” dediğin şeylerin hiç biri çıkmayacak! Ama tabii sen bunu yapmayıp bu gençleri susturmaya, bastırmaya, pıstırmaya çalışınca, sözlerini söyleyemedikleri için sinirleniyorlar – ki sinirlenmekte de çok haklılar. Polisi başlarına dikince, “ne başımda dikiliyorsun?” diye soruyorlar. Yine haklılar. Ne diye başlarında dikiliyorsunuz? Bırakın söyleyeceklerini söylesinler, bırakın bağırsınlar sizi veya her kimi protesto ediyorlarsa onu protesto etsinler. Söz söylemeye en çok onların hakkı var. Çünkü, onların geleceği söz konusu. 50-70 yaşında adam ve kadınların onlara hiçbir şey sormadan geleceklerini belirlemesini belli ki istemiyorlar. Bir kez daha çok haklılar. Biz yakında ölüp gideceğiz (şaka maka ben de yaşlandım ha!), bu ülkede yaşamaya onlar devam edecek. Biz onların geleceğini geri döndürülemeyecek projelerle iyi ya da kötü bir biçimde belirlemeye/değiştirmeye gayret ettiğimizde, sokağa çıkıp “istemiyoruz” deme hakları var. Polisleri bu çocukların başına dikip, “yürüyemezsin, konuşamazsın, bağıramazsın” deme hakkımız yok. Çünkü söz konusu olan onların geleceği. Biz kim oluyoruz da onlara “konuşma” diyoruz?

Ama biraz da empati yapmak lazım. Yetkililer haklı. Üniversite gerçekten çok tehlikeli bir yer. Derslerde neler öğretiliyor biliyor musunuz? Muhtemelen bilmiyorsunuz. Söyleyeyim. Derslerde, düşündüklerinizin tam tersini söyleyen biriyle kavga etmeden, el, kol, kafa, biber gazı, TOMA, tazyikli su falan kullanmadan, kısaca şiddete başvurmadan mücadele etmenin yöntemleri öğretiliyor. Çok önemli bir silah kullanılıyor, insanlık tarihi boyunca her türlü baskı aracına karşı zafer kazanmış bir silah bu:  Beyin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *